Birçoğumuzun sıkça duyduğu bir cümledir. “Hayat hiç adil değil!”

Peki, nedir hayat?

İçerisinde; hüzün ve mutluluğu, yokluk ve varlığı, hastalık ve sağlığı, açlık ve tokluğu, kavuşma ve ayrılığı, doğum ve ölüm gibi kavramları barındıran yaşam gerçeğimiz değil midir?

Ve işi gücü nedir bilir misiniz hayatın? “Her gün elindekileri dağıtmak…”

Hüzün ve mutluluk
Yokluk ve varlık
Hastalık ve sağlık
Açlık ve tokluk

Doğum ve ölüm gibi olguları dağıtır her gün birilerine.

- “Hüzün sana, mutlulukta ona.”
- “Yokluk sana, varlık ona.”
- “Hastalık sana, sağlık ona.”
- ……….
- ……….

Bizler her ne kadar hayat menüsünden istediğimizi seçmeye çalışsakta, görevi gereği bazı sürprizler de yapar hayat ve iade şansımız olmayan hediyeler gönderiverir ansızın.

Bu gelen hediyeler bizleri mutlu eden türden ise ne ala. Yok değil ise anında sorgulamaya başlarız hayatın adilliğini.

Oysa bu zamana kadar mutlu olunan seçenekleri bizlere sunarken, birilerine de mutsuz olunan seçenekleri sunan da aynı hayat değil miydi?

Mutlulukları hep bize, hüzünleri başkasına veren bir hayatın adilliğinden bahsedebilir miyiz?

Evet.

Aslında adildir hayat.

Yeterki biz tarafsız gözle bakmasını bilelim.

Bu Sayfayı Yazdır Bu Sayfayı Yazdır